Tübitak başkanı mandal: türkiye kendi ilacını ve enerjisini üretecek insan kaynağına sahip

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Dr. Hasan Mandal, Türkiye’nin kendi ilaç ve enerjisini üretebilecek insan kaynağına sahip olduğunu ifade ederek, ‘Sadece bu insan kaynağımızı çok daha bütünleşik halde, birbirleriyle çalışır halde ve özel sektörle işbirliğinde bu süreç yönetilirse, bunun ülkedeki yeni alanların gelişiminde de havacılıkta, raylı sistemlerde, ilaç sektöründe, enerjide de başarıya ulaşabileceğini görüyorum’ dedi.Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ), yeni akademik yıl açılışını Yabancı Diller Yüksekokulu toplantı salonunda yaptı. Açılışa, Eskişehir Vali Özdemir Çakacak, Eskişehir milletvekilleri Prof. Dr. Nabi Avcı, Harun Karacan, Jale Nur Süllü, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Dr. Hasan Mandal, ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, ESTÜ’nün çalışmalarını yakından takip ettiğini ve yeni kurulmuş olmasına rağmen kısa sürede başarılar elde ettiğini söyledi. Vali Çakacak, ’21. yüzyılın küresel gücü olma hedefindeki Türkiye’mizin vizyonuna kıymetli katkılar sunacağının işaretlerini vermektedir. Bu durum gelecek adına hepimizin umudunu artırmaktadır. Bir eğitim kenti olarak öne çıkan Eskişehir’imizde Eskişehir Teknik Üniversitemiz ile diğer üniversitelerimizin daha ileri başarılara ulaşacaklarına, ilimiz ve ülkemiz geleceğine çok büyük katkılar sunacaklarına eminiz. Bu sebepten gerek öğrencilerimize gerek akademisyenlerimize gerekse de idarecilerimize fazlasıyla güveniyoruz’ dedi.İLK DERSİ MANDAL VERDİKonuşmaların ardından TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Dr. Hasan Mandal, akademik yılın ilk dersinde ‘Bilim, Teknoloji ve Ekosisteminde TÜBİTAK Odaklı Yeni Süreçler’ konulu sunum yaptı. Dünya genelinde en yenilikçi kümelerde üniversiteler tarafından yapılan araştırmaların önemli rol oynadığını kaydeden TÜBİTAK Başkanı Mandal, Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı kapsamında konusunda uzman kişilerin Türkiye’de çalıştığını söyledi.’TÜRKİYE İTHAL EDEMEDİĞİ BAZI ÜRÜNLERİ KENDİSİ ÜRETMEYE BAŞLADI’Programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, Türkiye’nin özellikle savunma sanayinde büyük bir deneyim elde ettiğini söyledi. Bu deneyimin güçlükler sonucu ortaya çıktığını anlatan Mandal, ‘Türkiye ithal edemediği bazı ürünleri kendisi üretmeye başladı. Bunun için gerçekten büyük bir liderlik gerekiyordu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yönlendirmesiyle başlayan bir seferberlik şu an bizi bulunduğumuz yüzden 15’lik yerlilikten yüzde 70’lere ulaşan bir yerliliği getirdi. Bunun mutlaka devamı gelecek, gelmek zorunda. Ben havacılık ve raylı sistemlerden derken bundan söz ediyorum. Bunlarla sınır değil tabi ki, bakıldığı zaman ilaç, enerji sektörü, bunların her birinde gerçekten, ihtiyaç net. Bunu yapabilecek olan insan kaynağımız var. Sadece bu insan kaynağımızı çok daha bütünleşik halde, birbirleriyle çalışır halde ve özel sektörle iş birliği bu süreç yönetilirse, Eskişehir’i o yüzden örnek veriyorum. Bunu yapmış üniversiteleri var. Dolayısıyla ben bunun ülkedeki yeni alanların gelişiminde de havacılıkta, raylı sistemlerde, ilaç sektöründe, enerjide de başarıya ulaşabileceğini görüyorum. Bunu yapmak noktasında da TÜBİTAK’ın destek programları da gelişecek’ dedi.’TEKNOLOJİYİ ORTAYA KOYUP, BUNA DAYALI ÜRETİM YAPIYORSANIZ, LİDERSİNİZ’Gazetecilerin Türkiye’nin sadece üreten değil, teknoloji satan bir ülke haline gelip gelmeyeceğini sorması üzerine TÜBİTAK Başkanı Mandal, ‘Hiçbir ülke şu an kendi ürettiği ile değil, ülkemizin işte yakın zamanda ekonomik güçlük dönemi oldu. Güçlük döneminde en başarılı firmalarımız yurt dışına ihracat yapan firmalarımızdır. Dolayısıyla bu teknolojilerin sadece ülke içinde geliştirilmesi değil, Türkiye aynı zamanda hem bölgesel hem de küresel boyutta lider bir ülke. Üretmiş olduğu ürünlere bağlı teknolojinin de hem özgünlüğü dolayısıyla bunun ihracatı çok çok önemli. Buradan itibaren üniversitelerin önemi gündeme geliyor. Yoksa siz yurt dışından tedarik ettiğiniz ürünü üretiyorsanız, bu evet bir başarı. Ama bunun üzerine yeni bir teknolojiyi ortaya koyup, buna dayalı bir üretim yapıyorsanız, o zaman lider ülkesiniz. O zaman ihraç edebilirsiniz noktasına geliyoruz. Üniversitelerimizin varlığı sadece ithal edilen bir ürünün ülkemizde üretimi değil, bunun ötesinde yeni teknolojilerin, teknolojilere bağlı üretimlerinin gerçekleştirilmesi’ diye konuştu.’ENERJİDE Kİ EN BÜYÜK GELİŞİM ALANI DEPOLAMAK’Gelecekte enerji depolamanın çok önemli bir noktaya geleceğini kaydeden Mandal, sözlerini şöyle tamamladı: ‘Şu an bakıldığı zaman özellikle güneş ve rüzgar da ki üretilen enerji geçmişte bir tarafta üretici, bir tarafta tüketici vardı. Şimdi tüketici aynı zamanda üretici noktasında. Dolayısıyla iş modellerini geliştirirken bu şekilde bakmak lazım, şu an birçok kurum, ufak kurumlar hatta kişiler kendi enerjisini üretiyor ve devlete satma eğiliminde. Önemli olan dünyadaki bu gelişimlerle beraber, en güçlük olan konu depolama. Dolayısıyla üretmek değil depolamak. Enerjide ki en büyük gelişim alanı depolamak. Depolamayla ilgili süreçler yönetilebildiği sürece Türkiye’nin özellikle geleceğe doğru bakıldığı zaman yine hedefler noktasında net bir şekilde ifade edilmiş, Türkiye kendi kaynaklarıyla, bu yerli kaynaklar geniş, kömürü de var güneşte var. Kendi kaynaklarıyla enerji üretmezse, enerji bağımlılığı devam eder. Mutlaka yerlileşme çalışmaları ve yenilenebilir enerji kaynakları noktasında, enerji depolamayla ilişkilendirilmiş enerji teknolojileri çok daha kıymetli hale gelecek.’

Bir önceki yazımız olan İnsanlık ölmemiş dedirten davranış başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*